sigorta fiyatları ve balkanlar konumuz
Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol baskısı altında kalması, hudut bölgelerinde bulunan uç beylerine daha serbest hareket etme imkânı sağlamıştı. Bunlardan birisi olan ve Karacadağ, Söğüt, Domaniç havalisinde faaliyet gösteren Kayı Aşireti'nin reisi olan Osman Bey, kısa sürede müstakil olarak hareket etmeye başlamıştı. Faaliyet sahası olarak Bizans’ın Bithynia’daki topraklarınıkendisine hedef seçen Osman Bey, elde etmiş olduğu bölgelerde kendi adını taşı-pcakolan Beyliği’ni kurmuş ve kısa sürede topraklarını genişletmişti. XIV. yüzyılın başlarında, OsmanlIların büyük bir güç olarak ortaya çıkışı, Anadolu tarihinin önemli olaylarından birisidir. Bu hususla ilgili olarak çağdaş müelliflerden ! Nikephoros Gregoras, "Bizans imparatorluğu doğu bölgesini görmezlikten geldiği için Bithynia bölgesindeki bir çok şehir ve bölge, Türklerin eline geçti." demekte-; â
Bu sırada OsmanlIların bölgede bir güç olarak ortaya çıkmasında, dış şartlar baluımııdan önemli gelişmeler meydana gelmiştir. Bunlar; İran ve Anadolu’da I ilkim Moğol İlhanlı Devleti’nin çöküşü, Türkmen Beyliklerinin ydikselişi, Latin I koloni devletlerinin 1204-1320 döneminde siyâsi-ekonomik baskısı sonucu Bizans'ın çöküşü ve Rumlar arasında Kantakuzenos gibi Türklerle işbirliği yapmak isteyenlerin ortaya çıkması, Bizans'taki saltanat mücadelesi, 1396’ya kadar bah Hıristiyan aleminde Haçlı Seferi organizasyonunun yapılamaması. Batı todolu'daki Türkmen Beyliklerinin özellikle Aydınoğulları Beyliğinin yükselişi reOrbanile temasa geçmesi. Balkanlarda Sırp ve Bulgar devletlerinin parçalanması ve OsmanlIların 1352’den itibaren Venedik ve Latinlere karşı Cenevizlilerle ®fak kurmalarıdır.
284 BALKANLAR EL KİTABI
Özellikle Moğol etkisinin çok az hissedildiği Antalya-Sinop hattiDı ka bir ifadeyle Kızılırmak’ın batısındaki bölgede bulunan ve Anadolu Sç|'\ Devleti’nin etkisini kaybetmesiyle filizlenen Türkmen Beylikleri OsmanlIların müstesna biryeri vardır. Nitekim fütuhat bölgesine açık deniyle, Anadolu'da bulunan gaziler, öncelikle geçimlerini temin etmek,ari^**' dan gaza hareketlerinde bulunmak maksadıyla, Marmara uç bölgesineyojy.,’ şekilde göç etmeye başladılar. Bu durum yeni fetih bölgeleri aramalannasfij olmuştur. *
Rumeli'ye Geçiş ve İlk Fetihler
OsmanlI kuvvetleri, ilk defa 1321’de Mudanya’yı aldıktan sonra, Mamu^ Denizi kıyılarına ulaşarak Rumeli ile karşı karşıya gelmişlerdir. Zaman zanj, Bizans’ı tazyik maksadıyla küçük gruplar halinde Rumeli’ye geçiş; Türklerin Rumeli’yi tanımasına imkan sağlamıştır.
1341 yılında Bizans İmparatoru III. Andronikos’un vefatı ile tahta geçec^ olan oğlu V. loannes Paleologos’un çok küçük yaşta olması sebebiyle, kendij. ne vasi olarak tayin edilen Domestik Kantakuzenos, kısa bir süre sonra iktidaf ele geçirebilmek için faaliyete girişmişti. Kantakuzenos ile meşru vâris loıuej arasında başlayan saltanat mücadelesinden Türkmen Beylikleri, özellikle di OsmanlI Beyliği istifade etmiştir. Çeşitli beyliklere mensup Türkler, paralı askeı veya müttefik sıfatıyla Bizans’ın saltanat mücadelesinde tam anlamıyla taraf oldular. Kantakuzenos, önce Aydmoğlu Umur Bey, onun da tavsiyesi üzerineOrl® Bey ile temasa geçerek rakiplerine karşı üstünlük elde etmiştir. Orhan Beyit olan bu dostluk ve ittifak, Kantakuzenos’un kızı Theodora ile evlenmesiyledılj da artmıştır. 1345 baharından beri Osmanlılar, Kantakuzenos’un müttefikiolı-rak Balkanlarda faaliyette bulunmaya başlamışlardır.
Bu dönemde Karesi Beyliği’nde meydana gelen karışıklıklardan yararlan® Orhan Bey, buraya müdahale etmiştir. Böylece 1345’te Karesi Beyliği'ninilki, OsmanlIlara Edremit Körfezi ve Kapıdağı arasındaki bölgeyi kazandıriM Osmaniilar Rumeli toprakları ile karşı karşıya gelmişlerdir. Aynı zamanda Kare» Beyliği’nin ilhakının OsmanlIların Rumeli’ye geçişini hızlandırdığı, hatta onta Rumeli’de gün geçtikçe ilerleyecek fütuhatlarına önemli bir zemin hazırladıj görülmektedir. Süleyman Paşa, Rumeli’ye geçişin gerek hazırlık safhasında gerekse sefer sırasında Karesi Beyliği ümerâsından olup, Osmanlı kaynaklamıİJ Adan Bey’in hizmetinde bulundukları belirtilen Ece Bey, Fazıl Bey, EvrenosBei’ ve Hacı İlbeyi gibi beylerin yardım ve desteklerini
Makedonya’yı elde ettikten sonra İstanbul’u ele geçirmek için Orhan bir heyet göndererek anlaşma teklifinde bulunmuştu. Orhan Bey, menfa-
ılarine ters düştüğü için bunu dikkate almamıştı. Bizans’taki taht mücadeleleri j,tasında Stephan Duşan, çıkarlarına uygun olarak İmparator V. Paleiologos’u, psınanlılar ise, tahtı elde etmek isteyen Kantakuzenos’u desteklemişlerdir, pâylece Rumeli’ye adım atan Osmanlılar, Bizans’ın içinde bulunduğu durumdan i^fadeile kısa sürede bölgedeki faaliyetlerini genişlettiler. Gelibolu yanmada-jıadaşehirlerin etrafındaki kırsal bölgelere yerleşen Türk kuvvetlerinin başında (lulunan Süleyman Paşa ile ilgili olarak Gregoras, "Bir Osmanlı kolonisinde bulu-0pmuşveya kendi öz yurdunda imiş gibi davranıyordu” demektedir. Aynı yıl İçerisinde, Cenevizliler Türk birliklerini gemileriyle Avrupa’ya taşıdılar. Ekim l352’deTürkler, Edirne’nin güneyindeki Pythion’da Sırpları yenilgiye uğrattılar, ja sırada Kantakuzenos’un kuvvetleri arasında Katalanlar ile birlikte Türkler de vardı. Orhan Bey ile Cenevizliler arasında yapılan antlaşmayı Kantakuzenos de kabul etmek zorunda kaldı. OsmanlIların desteği ile bu savaşı kazanan Kantakuzenos, tahtı elde etmiştir. Böylece Kantakuzenos, kendisine bağlı olmayan şehirleri gözetmek ya da Bulgarlar ile Sırpları tehdit etmek için Türk birliklerini kullanmaya devam etmiştir.
Kantakuzenos, Orhan Gazi’nin bu yardımlarına karşılık Rumeli’de bir üs olarak Çimpe, Çimbi (Cinbi]/Tsympe Kalesi ve civarını OsmanlIlara verdi. Böylece 1352’de Kantakuzenos’un müttefiki olarak Çimpe Kalesine yerleşen Süleyman Paşa, burasını Balkanlarda yayılma için önemli bir köprübaşı olarak teşkilatlandırdı. Anadolu’dan getirttiği kuvvetleri yerleştirdi ve böylece Osmanlı Rumelisi’nin çekirdeği kurulmuş oldu.
Osmanlı kuvvetlerinin Çimpe kalesine yerleşmesinden sonra, 1-2 Mart 1354’te meydana gelen depremde, surları yıkılan Gelibolu kalesi ile etraftaki kasaba ve köyler, Türk kuvvetleri tarafından fethedildi. Kısa sürede Süleyman Paşa, Anadolu’dan getirttiği kuvvetleri, boşalan bu yerlere iskan ederek Gelibolu’da önemli bir askeri üs oluşturdu. Gelibolu’nun fethinden sonra Süleyman Paşa, Rumeli’de sağ, orta ve sol kolda olmak üzere uçlar teşkil ederek fetih hareketlerini organize etmiştir.
sigorta fiyatları Kantakuzenos, bu Türk ilerlemesi karşısında, Orhan Bey’e haber göndererek elde ettiği yerleri para karşılığında iade etmesini teklif etti. Ayrıca kendisi ile izınıfte görüşmek istediğini bildirdi. Orhan Bey ise, kendisine ittifak karşılığı verilmiş olan Çimpe kalesini on bin altın karşılığında iade edebileceğini, ancak Gelibolu ve diğer kalelerin kendi kuvvetleri tarafından fethedildiğini, bu sebep-Neiadesinin mümkün olmadığını bildirdi. Bu sırada Süleyman Paşa, Malkara, İpsala ve Vize taraflarını ele geçirdi. 1357’de Süleyman Paşanın vefatı, Rumeli fü-iııhatmı bir müddet yavaşlatmış ise de, Orhan Bey'in diğer oğlu Şehzade Murad te Karesi beylerinden Evrenos ve Hacı İlbeyi gibi komutanların gayretleri neticesinde, yeniden hız
sigorta fiyatları Sultan 1. Murad'ın saltanatının ilkyıllannda Edirne, 1361’de fethedilereij^ sonra da devlet merkezi buraya nakledilmiştir. Osmanlı hükümdarı, Meriç boyunca hareketle 1363’de Filibe'yi zaptetmiş ve Bizans’ı nüfuzu altına altıj^ tı. Edirne’nin fethinden sonra uçlarda biriken Türkmenlerin Rumeli'ye geçjj|| ri hızlandırıldı. Balkanlar’daki Türk ilerlemesine karşı Bizans, Papadan yarj,,^ istemiş ve 5 Aralık 1366’da Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birleştihlmesijij bir Haçlı Seferi düzenleme teşebbüsüne girişilmiş, fakat bundan bir netice el,], edilememiştir. 26 Eylül 1371’de meydana gelen II. Meriç ya da Çernomendttıı. len muharebede, Sırp kralı ve müttefikleri, OsmanlIlar tarafından mağlup edi| Çirmen Zaferi’nden sonra Batı Trakya’nın, müteakiben Makedonya'nın zaptu mümkün olmuştur. Osmanlı tehdidine karşı batı Hıristiyan dünyasında papa®, öncülüğünde, bir Haçlı Seferi düzenlemek için pek çok görüşme ve pazarlıldj, yapılmış ancak neticesiz kalmıştır.
Evrenos Bey ve Halil Hayreddin Paşa’nın başarılarından sonra, VardarNel), vadileri Osmanlı kuvvetlerine açılmış ve Vardar’ın doğusu Osmanlı hakimiyet, ne girmiştir. 1372’de Köstendil, 1380'de Vardar’ın sol sahilindeki İştip, 1382'ıle Manastır ve Pirlepe ve 1385’te de Ohri fethedildi. Bulgaristan taraflanndada 1385'de Sofya, 1386’da Niş’in fethinden sonra artan Türk baskısını önlemei için bu dönemde Sırp Devleti’ni yeniden kuvvetlendiren Lazar, harekete geçt rek Ploşnik'de önemli bir Türk kuvvetini mağlup etti. 1389'a gelindiğinde bile, Osmanlı tehdidinin ciddiyetinin farkına varmalarına rağmen Batı Hıristiyanale-mi, sorunları ve ticari kaygıları ile fazlasıyla meşgul, kendi aralarında bölünmûj durumdaydılar. Buna rağmen Ploşnik başarısı, Balkan Devletleri'ni ümitlendir-miştir. Bu sebeple Sırp ve Arnavutların çoğunlukta olduğu Balkan DevletlerindcD oluşan bir ittifak kurulmuştu.
sigorta fiyatları Sultan 1. Murad, ordusunun başında İhtiman, Sofya, Köstendil, Kratovayolu)'-la Priştine’ye hareket edip, öncü kuvvetlerin komutanlığına. Gazi Evrenos Bey ile Paşa Yiğit Bey’i tayin etmiştir. Öncü kuvvetlerini müteakiben esas Osmanl Ordusu da Priştine’nin hemen güneyindeki Kosova’ya gelerek düşman karşısında tertibat aldı. Tarihlere 1. Kosova (Kosovo Polje) Savaşı olarak geçen bu harpte Osmanlı Ordusu büyük bir zafer kazanarak Sırp Kralı ile müttefiklerini mağlup etmiştir. Sultan Murad, savaş sonunda muharebe alanının gezerken, padişahabir elçi gibi yaklaşan Miloş Obiliç adında bir Sırplı tarafından şehit edilmiştir.Sultan
I.Murad'ın şehadetinden sonra, Osmanlı tahtına oğlu Yıldırım Bayezid geçmiştir Kazanılan bu zaferden sonra başlayan ve Güney Balkanlar’da genişleyenTürkfe tihleri, Makedonya, Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna'ya kadar uzanmışür.Yıldmıtı Bayezid, 1390 yılının baharında Timurtaş Paşa’yı Lazar ilinin zaptına gönderdi Aynı zamanda Evrenos ve Paşa Yiğit Beyler de bölgede fetih yapmakla görevlen dirildi. Bu hususta Hadîdî'de;sigorta fiyatları
